ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş birinci ayına yaklaşmaktayken ABD 15 maddelik müzakere şartları sundu. ABD-İsrail istikrarlı bir şekilde saldırmaya devam ederken İran savaşı uzatarak küresel ekonomiyi yaralamaya devam ediyor. Bu bağlamda saldırı yoğunluğu değişkenlik göstermekte. Öte yandan Hürmüz Boğazı uluslararası sorun olmayı sürdürüyor. Trump, demeçleriyle kamuoyunda oldukça kafa karışıklığı yaratmakta. Öyle ki Hürmüz’ün açılmazsa 20 kat daha sert vuracaklardı, işe yaramadı; Hürmüz’de gemilere eskortluk edeceklerini söyledi, henüz gerçekleştiremediler; ABD’nin Hürmüz’den bir kârı olmadığını ve kâr sağlayanların buranın açılmasında etkili olması gerektiğinden şikayet etti ki en büyük eleştirisi yönetime geldiğinden beri olumsuz baktığı NATO’ya karşıydı; sonuç alınamayınca Ayetullah ve kendisinin Hürmüz’ü ortak şekilde yönetebileceğine kadar ilerledi.
24 Mart’ta Trump yönetimi 15 maddelik bir plan yayınladı. İsrail medyası Kanal 12’ye göre 14 madde şu şekilde:
- İran nükleer kapasitesini ortadan kaldırmalıdır.
- İran bir daha asla nükleer girişimlerde bulunmayacağını taahhüt etmelidir.
- İran topraklarında uranyum üretimi gerçekleştirilmeyecek.
- İran, %60’a ulaşan ve yaklaşık 450 kilograma varan uranyum stoğunu yakın gelecekte belirli bir sürearalığında Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na (IAEA) teslim etmelidir.
- Natanz, Isfahan ve Fordo nükleer tesisleri kaldırılmalıdır.
- BM’nin nükleer gözlemcisi olan IAEA’ya İran içinde tam erişim, şeffaflık ve gözetim verilmelidir.
- İran bölgesel vekil “paradigmasını” terk etmelidir.
- İran, bölgesel vekil (Hizbullah, Kudüs Güçleri, Hamas, Husiler kastediliyor.) güçlerine sağladığı finansmanı, yönlendirmeyi ve silahlandırmayı durdurmalıdır.
- Hürmüz Boğazı açık kalmalı ve özgür bir deniz koridoru olarak işlev görmelidir.
- İran’ın füze programı hem menzil hem de miktar olarak sınırlı olmalı ve daha sonraki bir aşamada belirli eşikler belirlenmelidir.
- Gelecekteki füze kullanıma hakları meşru müdafaaya dayandırılmalıdır.
Bunun karşılığında İran şunları alacaktır:
- Uluslararası toplum tarafından İran’a uygulanan yaptırımlar tamamen kaldırılacaktı.
- ABD, İran’a Bushehr nükleer santralinde elektrik üretimi de dahil olmak üzere sivil nükleer programını ilerletmede yardımcı olacaktı.
- İran’ın uymaması durumunda yaptırımların otomatik olarak yeniden uygulanmasına izin veren sözde “geri çekilme” mekanizması kaldırılacaktı.
Bu talepler İran tarafından fazla görülerek reddedildi. Özellikle Arakçi müzakere gerçekleştirmeye niyetli olmadıklarını belirtti. Buna karşılık 5 maddelik müzakere şartları yayınlandı:
- Agresyonların ve suikast girişimleri tamamen durdurulacak.
- Somut mekanizmaların inşaasıyla ABD ve İsrail İslam Cumhuriyeti’ne yeniden savaşı dayatmayacak.
- Garantilere bağlanmış olarak hasarların ve yeniden inşaanın karşılanması
- Herhangi bir barış anlaşmasının Tahran ile uyumlu askeri grupları (Özellikle Hizbullah olmak üzere Husiler, Kudüs Gücü ve Hamas kastediliyor olsa gerek.) içerdiği konusunda ısrar ediyor.
- İran ayrıca küresel enerji arzının yüzde 20’sinin geçtiği dar su yolu olan Hürmüz Boğazı’ndaki denizcilik faaliyetlerini kontrol etme konusundaki “doğal, yasal hakkının” resmi olarak tanınmasını istiyor.
Son olarak Trump defaatle İran ile gerçekleşen görüşmelerin olumlu olduğu konusunda ısrar ediyor. İddia edilen görüşmeler Trump’ın söylediğine göre üst kademelerden biriyle gerçekleşiyor fakat bu kişi Mücteba Hamaney değil. İDMO bu iddiaları yalanlasa da Trump tutumundan hiçbir şey kaybetmedi.
IRAN BRIEF





